Pazartesi, Mayıs 21, 2012
   
Text Size

AVRUPA’DA DİL KURUMLARI

 

AVRUPA’DA DİL KURUMLARININ KISA TARİHİ

Batıda dil kurumlarının geçmişi XVI. Yüzyılın ikinci yarısına kadar uzanmaktadır. Bunlardan birçoğu “Akademi” adını taşımışlarsa da, amaç, kuruluş, çalışma bakımından

birer özleştirici yada düzeltici kurum niteliğini göstermişlerdir ki kuruluşlarında dilde devrim gereksemesinin büyük payı olduğu bir gerçektir. Yenidendoğuş (Rönesans) çağı denilen XV. Ve XVI. yüzyıllarda, klasik diller üzerinde yapılan araştırmalarla incelemeler canlanmış, türlü Avrupa dillerine şuradan buradan gelişigüzel sözcükler girmiş, bunlar ulusal sözcük haznesinin tadını bozacak ölçüde çoğalmıştır. Bu durum karşısında ilk olarak İtalyanlar kendi dillerini yabancı öğelerden arıtma zamanın gelmiş olduğuna inanmışlar, bu amaçla 1582’de Floronsa’da kurulan Accademia della Crusca (Kepek Akademisi) İtalyancayı elemiş, kepeğini atmış, 1612’de de İtalyancanın ilk sözlüğünü çıkarmıştır.

 

İtalyanlardan sonra Almanlar da 1617’de Weimar’da kurdukları Fruchtbringende Gesellschaft (Ürün Verici Kurum) adındaki dil kurumuyla Almancanın özleşmesini ele almıştır. Bundan birkaç yıl sonra, 1635’te Fransa’da Richelieu’nün başkanlığı altında Academie Française (Fransız Akademisi) kurulmuştur. Bu akademinin kuruluşunda amaç aynı idi: Dilin arınması (epuration de la langue).

Yenidendoğuşta (Rönesansta) Fransızcaya birçok yabancı sözcük girmişti. Akademi bunları eledi, 1694’te özleşmiş Fransızcanın sözlüğünü çıkardı. Bugün de Academie Française’in başlıca görevi bu sözlüğün yeni basımlarını çıkarmaktır.

Aynı akım İspanya’ya da geçerek orada 1713’te Real Academia Espanola (İspanyol Akademisi)’yı kurdurdu. Amaç şöylece belirtilmişti: “İspanyolcanın sözcüklerini arı olarak saptamak, bunları geliştirmek.”

İngiltere’de böyle bir akademi kurulmadı ama XVIII. yüzyılda Addison, Swift, Pope gibi sanatçılar, İngilizcenin korunabilmesi için bir sözlük yapılması gereksinimi duymuşlardır. 1755’te Samuel Johnson’ın çıkardığı sözlük de bu amacı gütmüştür.

XVII ve XVIII. yüzyıllarda Almanya’nın türlü kentlerinde kurulan dil kurumlarının (Sprachverein) sayısı çoğalmış, “dilin arınması” (Sprachreinigung) ve Almancanın “Almanlaştırılması” (Verdeutschung) konuları günün belli başlı sorunlarından oluşmuştur. Anadili, bir felsefe ve öğreti olarak kabul edilmişitir. “Anadili” (Muttersprache) adlı dergiler yayımlanmıştır, 1935 yılında devlet örgütünün içinde bir “Dil Eğitimi Bürosu” (Sprachpflegeamt) kurulmuştur.

Anadilinin korunması için bugün de çeşitli ülkelerde, örneğin Fransa’da, Almanya’da, İngiltere’de, Macaristan’da, İsrail’de Sovyetler Birliği’nde vb., dil kurumları vardır.

Türk Dil Kurumu’nun 40. Yılı

S: 12-13

 

YABANCILARA TÜRKÇE ÖĞRETIMI

  • Yabancı Kelimelerin Etkisi
    Öğr. Gör. Tarkan Tekten TÜRK  DİLİNDEKİ YABANCI KELİMELERİN TÜRKÇE ÖĞRETİMİNE  ETKİLERİ Tarkan Tekten Uluslararası Tolerans Eğitim Vakfı, Rusya Devlet Sosyal Bilimler Üniversitesi, Türkçe...
    Read More...
  • Rusça Yazılı Ders Materyalleri
    Öğr. Gör. Tarkan Tekten TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDE KULLANILAN RUSÇA YAZILI DERS MATERYALLERİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER Tarkan Tekten K.D. Uşinskiy Güney Ukrayna Milli Pedagoji Üniversitesi Odessa...
    Read More...
  • Yabancılara Türkçe Öğretiminin Tarihsel Gelişimi
    Yard.Doç.Dr. Nesrin BAYRAKTAR   Giriş Bu çalışma, Türkçenin yabancılara öğretimini tarihsel açıdan değerlendirmeyi amaçlamaktadır. İlk bölümde Türkçenin yabancılara öğretimiyle...
    Read More...

Haber